- Katılım
- 29 Nis 2023
- Mesajlar
- 1,462
- Tepkime puanı
- 2
Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle bir açıklama yayınladı.
“Bayram demek, sevinç, mutluluk, neşe, huzur ve kavuşmak demek. Ülkemizde tıp bayramlarını bayram olarak kutlamaktan ziyade, daha çok sorunların dile getirildiği günler olarak geçiriyoruz. 2. Mahmut, 14 Mart 1827’de, tam 199 yıl önce, Mekteb-i Tıbbiye okulunu İstanbul’da açtı. Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip’in 1933 yılında Üniversite Devrimi ile Darülfünun’un İstanbul Üniversitesi’ne dönüştürülmesiyle, Cumhuriyetimizin ilk ve en köklü tıp fakültesi olan İstanbul Tıp Fakültesi, ülkemizdeki diğer tıp fakültelerinin öncüsü oldu. Açıldığı günden bu yana, İstanbul üniversitesi tıp fakültesi tıp bilimlerinde öncülük yaptı, çok değerli sağlık hizmetleri üretti. Ülkemize sayısız hekim, ebe-hemşire yetiştirdi. Nobel Ödülü alan Prof. Dr. Aziz Sancar da İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Halen ülkemizin amiral gemisi olan 3-5 tıp fakültesi içindedir. Tıp Fakültesi’nin 190’dan fazla öğrencisi 1915 yılında Çanakkale Savaşı’nda, ülke savunmasına yollandı ve hepsi şehit düştü. Acı çok büyüktü. Öğrencilerin şehit olmasından dolayı altı yıl sonra 1921’de hiç mezun verilemedi. Her zaman söylediğimiz gibi “Vatan sağ olsun” dedik. Türkiye’de ilk Tıp Bayramı, işgal altındaki İstanbul’da 14 Mart 1919’da kutlandı. İşgal altındaki İstanbul’da, Haydarpaşa’daki fakülte binasında büyük bir gösteri düzenlendi ve iki yüksek kule arasına büyük dev Türk bayrağı asıldı. Üçüncü sınıf öğrencisi Tıbbiyeli Hikmet öğrencilerin öncüsüydü. İşgalci İngilizlerin engelleme çabası başarısızdı. Tıbbiyeli Hikmet “Bu topraklar bizimdir ve onun için sizinle dövüşeceğiz!” diye düşman askerlerinin yüzlerine haykırıldı. Üniformaları alındı, pijamalarıyla derslere girdiler. Mücadeleden vazgeçmediler”
Başhekim Yardımcısı Hemşireye Gerizekalı Dedi!
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Beni Türk Hekimlerine emanet edin” anlayışından, “Giderlerse gitsinler” anlayışına gelmenin sonucunda, bayramlar da bayram olmaktan çıkmıştır maalesef. Temizlik personelinin fazla mesai ücreti, uzman hekimden fazla olursa, her fırsatta aile hekimlerinin hemşirelerinin ücreti kesilirse, hekimler her türlü mobbinge maruz kalırsa, malpraktis davalardan dolayı hekimler milyonlarca lira tazminat öderlerse elbette 14 Mart bayram olmaz. Bu gün, hekim, hemşire, teknisyen vb. 39 sağlık branşından oluşan sağlık ordumuzun azimle yürüttüğü yaşam mücadelesi, kutsal bir meslek anlayışıyla toplum sağlığının korunması için hayati önem taşımaktadır. İnsan hayatında, yaşam için en önemli ve en büyük zenginlik sağlıktır. Çalışmak, öğrenmek, üretmek, kendimize ve içinde yaşadığımız topluma katkı sunmak, faydalı olmak için öncelikle sağlıklı olmak gerekir. Güçlü devletler, güçlü toplumlar ancak sağlıklı bireylerden oluşabilir. Bilim ve teknolojinin ışığında her gün yeni gelişmelerin yaşandığı dünyamızda, sağlık ve tıp alanında da gelişmeler ve ilerlemeler kaydedilmektedir. Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin temel göstergelerinden biri de, sağlık hizmetlerinde ulaşılan gelişmişlik düzeyi ve bireye sunulan sağlık hizmetidir. İnsan sağlığının korunması, mevcut sağlık sorunlarının giderilmesi tüm insanlığın ve toplumun en önemli hedeflerindendir. Bu nedenle hekimlik mesleği tüm dünyada kutsal, saygın ve onurlu bir meslek olarak görülmüştür. Bu duygu ve düşüncelerle; toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi, insanların daha sağlıklı ve daha mutlu hayat sürmesi için görev yapan başta hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik ediyor, kendilerine şükranlarımızı sunuyorum” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)
“Bayram demek, sevinç, mutluluk, neşe, huzur ve kavuşmak demek. Ülkemizde tıp bayramlarını bayram olarak kutlamaktan ziyade, daha çok sorunların dile getirildiği günler olarak geçiriyoruz. 2. Mahmut, 14 Mart 1827’de, tam 199 yıl önce, Mekteb-i Tıbbiye okulunu İstanbul’da açtı. Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip’in 1933 yılında Üniversite Devrimi ile Darülfünun’un İstanbul Üniversitesi’ne dönüştürülmesiyle, Cumhuriyetimizin ilk ve en köklü tıp fakültesi olan İstanbul Tıp Fakültesi, ülkemizdeki diğer tıp fakültelerinin öncüsü oldu. Açıldığı günden bu yana, İstanbul üniversitesi tıp fakültesi tıp bilimlerinde öncülük yaptı, çok değerli sağlık hizmetleri üretti. Ülkemize sayısız hekim, ebe-hemşire yetiştirdi. Nobel Ödülü alan Prof. Dr. Aziz Sancar da İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Halen ülkemizin amiral gemisi olan 3-5 tıp fakültesi içindedir. Tıp Fakültesi’nin 190’dan fazla öğrencisi 1915 yılında Çanakkale Savaşı’nda, ülke savunmasına yollandı ve hepsi şehit düştü. Acı çok büyüktü. Öğrencilerin şehit olmasından dolayı altı yıl sonra 1921’de hiç mezun verilemedi. Her zaman söylediğimiz gibi “Vatan sağ olsun” dedik. Türkiye’de ilk Tıp Bayramı, işgal altındaki İstanbul’da 14 Mart 1919’da kutlandı. İşgal altındaki İstanbul’da, Haydarpaşa’daki fakülte binasında büyük bir gösteri düzenlendi ve iki yüksek kule arasına büyük dev Türk bayrağı asıldı. Üçüncü sınıf öğrencisi Tıbbiyeli Hikmet öğrencilerin öncüsüydü. İşgalci İngilizlerin engelleme çabası başarısızdı. Tıbbiyeli Hikmet “Bu topraklar bizimdir ve onun için sizinle dövüşeceğiz!” diye düşman askerlerinin yüzlerine haykırıldı. Üniformaları alındı, pijamalarıyla derslere girdiler. Mücadeleden vazgeçmediler”
Başhekim Yardımcısı Hemşireye Gerizekalı Dedi!
Toplu sağlığının korunması hayati önem taşıyor
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Beni Türk Hekimlerine emanet edin” anlayışından, “Giderlerse gitsinler” anlayışına gelmenin sonucunda, bayramlar da bayram olmaktan çıkmıştır maalesef. Temizlik personelinin fazla mesai ücreti, uzman hekimden fazla olursa, her fırsatta aile hekimlerinin hemşirelerinin ücreti kesilirse, hekimler her türlü mobbinge maruz kalırsa, malpraktis davalardan dolayı hekimler milyonlarca lira tazminat öderlerse elbette 14 Mart bayram olmaz. Bu gün, hekim, hemşire, teknisyen vb. 39 sağlık branşından oluşan sağlık ordumuzun azimle yürüttüğü yaşam mücadelesi, kutsal bir meslek anlayışıyla toplum sağlığının korunması için hayati önem taşımaktadır. İnsan hayatında, yaşam için en önemli ve en büyük zenginlik sağlıktır. Çalışmak, öğrenmek, üretmek, kendimize ve içinde yaşadığımız topluma katkı sunmak, faydalı olmak için öncelikle sağlıklı olmak gerekir. Güçlü devletler, güçlü toplumlar ancak sağlıklı bireylerden oluşabilir. Bilim ve teknolojinin ışığında her gün yeni gelişmelerin yaşandığı dünyamızda, sağlık ve tıp alanında da gelişmeler ve ilerlemeler kaydedilmektedir. Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin temel göstergelerinden biri de, sağlık hizmetlerinde ulaşılan gelişmişlik düzeyi ve bireye sunulan sağlık hizmetidir. İnsan sağlığının korunması, mevcut sağlık sorunlarının giderilmesi tüm insanlığın ve toplumun en önemli hedeflerindendir. Bu nedenle hekimlik mesleği tüm dünyada kutsal, saygın ve onurlu bir meslek olarak görülmüştür. Bu duygu ve düşüncelerle; toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesi, insanların daha sağlıklı ve daha mutlu hayat sürmesi için görev yapan başta hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı tebrik ediyor, kendilerine şükranlarımızı sunuyorum” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)